Vinna Reed, Madrid’in sıcak sokaklarında bir anda çırılçıplak kalmış, karşısında dikleşmiş büyük yarakla göz göze gelmişti. Sokakta sıkışık yürürken hayranlıkla süzülen o devasa amcığı gördüğünde içindeki ateş daha da harlandı. Yavaşça dizlerin üzerine çöktü, dilini çıkarıp o lanet olası sertliği şapırdatarak emmeye başladı. Vinna’nın dudakları ve dili arasında kayıp gidip gelen devasa sikiş, onun yakıcı nefesinde ıslanmaya başlamıştı çoktan. Amcığın gövdesi her inip çıkışta gırtlağını zorlarken o deli gibi yalamaktan vazgeçemiyordu.
Vinna’nın elleriyle yalayıp emdiği o kara bolluğu kızgınca kavrayıp çekiştirmeye başlamasıyla ortam iyice ısındı. “Daha hızlı, dayayacağım seni,” diye homurdandı adam, boğazının derinliklerine kadar sokmaya çalışırken Vinna ise hız kesmeden ağız içinde yamulup acımasızca emdi sarkıntıyı. Sert ritimlerde yumuşacık amcığını oluk oluk salyalarla doldurdu ve canavar gibi köklenmeyi bekledi. Her dayama yeni bir zillet nöbeti, her çıkış yeni bir inilti koparıyordu kıza. O arada Vinna’nın küçük amcığı da uyanmış, adamın kalın parmakları arasında kıvrılıp sırılsıklam olmuştu.
Nihayet adam arkasını döndü, Vinna’yı masanın ucuna yatırdı; bacaklarını genişçe açtırıp aşağıdan girerken kadının içinde dikleşen o sıcaklık hemen patlamaya hazırdı. Kökleri sertçe vurdukça Vinna’nın sesleri mahallenin dört bir yanına yayıldı, her sikinti hırlaması beraberinde daha vahşi bir dayama getirdi. Sadece boynunu değil ruhunu da esir alıyordu bu sapıkça kökleme seansı; içinde yer alan boşluklar biri biri doluyor ve sonunda deli gibi boşalmanın kıyısına dayanıyordu kızcağız.
Son darbelerde vücudu kasılıp titredi; adamın amcığı tüm içine kadar inip çıkarken Vinna deli gibi inletiyor, adeta onu kendi cehennemine sürüklüyordu. Sonunda pis köpüğü akıtıp iyice gevşeyince ikisi de nefes nefese kaldılar; ama oradaki yoğunluğu hisseden herkes biliyordu ki asıl büyüme şimdi başlamıştı – gerçek fahişe oyunu tam gaz devam ediyordu!
